Cildi parlatan ‘Elmas Dolgu’, içeriğiyle uzun süre kalıcı

Yaşımızın ilerlemesiyle yüzümüzde oluşan hacim kaybı, kırışıklık ve sarkmaları pek çok bakım ve mezoterapi uygulamasıyla iyileştirirken, son yıllarda yeni nesil dolgu teknolojilerini de bu tedavilere ekleyerek dermatolojide daha sık uygulamaya başladık. Dolgu yapılmış bir cildi düşündüğünüzde, aklınıza ilk olarak yapay görünen, şiş bir surat geliyorsa, öncelikle yeni nesil dolgu içeriklerinin bu tatsız görüntüyü engelleyici içeriklere sahip olduğunu ve hekim tarafından ideal dozlarda uygulanan bu dolguların cildi temelinden güçlendirmeye yönelik bir işlev de gördüğünü belirtmemde fayda var. Dilerseniz bu noktada dolgunun temel olarak neyi içerdiğini daha detaylı aktarayım.

Özellikle derimiz, eklemlerimiz ve göz sıvımızda doğal olarak bulunan hyalüronik asit miktarı, yaşımız ilerledikçe azalır ve bu azalmaya bağlı olarak yüzümüzde hacim kaybı, kırışıklık ve sarkma oluşur. Hatta cilt doğal rengini kaybeder ve mat bir görünüm alır. Dolgu uygulamasındaki temel uygulamamız da deri içerisine enjeksiyonla uygulanan hyalüronik asit ile cilde kaybettiği esnekliğin, nemin ve parlaklığın yeniden kazandırılmasıdır. Molekül ağırlığının 1000 katı kadar suyu tutma kapasitesine sahip hyalüronik asit bazlı dolgu maddeleri kaybolan hacmi yerine koymakla yetinmeyip aynı zamanda cildin kalitesini de artırırlar.

Hyaluronik asitli krem kullanmak, dolgunun yerine geçer mi?  

Kozmetik sektöründe bugün ciltteki hyaluronik asit miktarını artırmak için pek çok krem ve serum yer alıyor. Bu kremlerin kullanılması cilt bakımı için etkin olsa da bilhassa ileri yaşlarda yeterli değildir, çünkü kremlerin derinin alt tabakalarına ulaşma şansı son derece düşüktür. Hyalüronik asit, derinin içine enjekte edilerek cilt doldurulduğunda ise tıpkı bir harç görevi görerek cildin nem oranını dengelediği gibi komşu yapılar arasında iletişimde de rol alır. Peki, bu tür dolgular arasında son zamanlarda sıkça adını duyduğunuz ‘Elmas Dolgu’ (Hydromax Dolgu) nedir ve nasıl etki gösteriyor?

Elmas Dolgu ile ince çizgiler gidiyor, cilt elmas gibi parlıyor

Dolgu dediğimizde yukarıda değindiğim gibi bazı hastalarımızda yüzde şişme, yapay görünüm veya şekil bozukluğu olabileceği endişesiyle çekinme duygusu yaşanabiliyor. Elmas Dolgu ise bu noktada dolgu çeşitleri arasında yer alan ve deri kalitesini artıran bir dolgu türü olmasıyla dikkat çekiyor. Elmas Dolgu, 12,5 mg IPN-like teknolojisi ile üretilmiş çapraz bağlı hyalüronik asit ve çok güçlü antioksidanlardan biri olan sorbitol içeriyor. Ciltte adı üzerinde, elmas gibi bir parlama yaratan bu dolgu, çapraz bağlı hyalüronik asit içeriği ile daha dayanıklı ve daha uzun süre etkisini sürdürürken buna rağmen şişlik oluşumu yaratmıyor.

Elmas Dolgu uzun süren kalıcılığını neye borçlu?

Çapraz bağlı hyalüronik asit ve çok güçlü antioksidanlardan biri olan sorbitol gibi iki önemli içerikten daha detaylı bahsetmemizde fayda var. Hyalüronik asit içeren dolgular kalıcılıklarını artırmak için çapraz bağ denilen bağlar ile birbirlerine bağlanırlar. Yani çapraz bağlar, dolguların dokudaki kalıcılıklarını belirleyen ana ve en önemli unsurlardan birisidir. Elmas Dolgu’da da çapraz bağlı hyalüronik asit ile dokuda istenen etki sağlanırken, çapraz bağsız üründe cildin nemini sağlar. Bu tür yeni nesil dolguların en önemli özellikleri; yüksek elastikiyet yapısı ile dokuya kolaylıkla uygulanması, az hacimli ürün ile yeterince doku hacminin sağlanması, maksimum su tutma özelliği ile yüksek oranda lifting (gerginlik) etkisi ve uzun ömürlü olmasıdır. Elmas Dolgu içerisindeki kuvvetli antioksidan sorbitol sayesinde ise, çapraz bağlanmış olan hyalüronik asidin hızlı çözülmesini engellerken, aynı zamanda serbest oksijen radikallerinin yıkımını ortadan kaldırır ve böylelikle uzun ve sağlıklı bir etki sağlar.

İnce çizgi görünümünü gideren Elmas Dolgu’da cildin kaybettiği nem geri kazandırılır, ciltte hızlı bir tazelik hissi ve ışıl ışıl bir görüntü ortaya çıkarır. Elmas Dolgu, yaz sonu kuruyan deriyi canlandırmak amaçlı da sık sık tercih edilmektedir.

30 dakikada uygulanıyor, tek seansta bile fark hissediliyor

Cildin altına çok ince iğnelerle veya kanül yardımıyla 0.5 -1 santimetre aralıklarla uygulanan Elmas Dolgu uygulaması, cilt yapısına göre değişkenlik gösterse de maksimum 30 dakika gibi bir sürede bitmektedir. Elmas dolgu işleminden önce bölgeye lokal anestezik krem uygulanır, uygulama alanı antiseptik ile temizlenir. İşlem sonrasında ciltte morarma olmaması için özeli bir krem uygulanır ve kişi ertesi gün işine, normal yaşamına geri dönebilir.

Yüz, boyun, el ve dekolte bölgesi gibi yaşlanma etkilerinin daha çok gözlemlendiği bölgelerde çok hızlı sonuç veren Elmas Dolgu, ciltte tek uygulamada farkı hissettirir. 3 hafta arayla 3 seans olarak uygulanması ideal olan Elmas Dolgu’da 1 seans yapıp 3’er aylık sürelerin de uygulandığı örneklerimiz yer alıyor. Seans aralığını ve işlemin dozunu hastalarımızın yaşı ve ciltlerindeki tahribat belirliyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir