Ciltte en tatmin edici tedavi biçimi: ‘Kişiye özel kombine tedaviler’

Günümüzde dermatolojide teknolojik alanda geliştirilen pek çok yeni cihaz ve tedavi biçimi, bugün cilt sorunlarıyla gelen pek çok hastamızın çözüm arayışında etkili. Bu noktada cihazların güvenilirliği, emniyeti, yeterliliği ve kalitesi kadar, onu kullanan hekimin bilgisi, cilt tipini önce nasıl bir analizden geçirdiği, ne dozlarda ve ne sıklıkla tedavi uyguladığı ise kritik seviyede önemli. Bugün ne yazık ki pek çok güzellik salonunda uzmanlık bilgisine erişmeyen, liyakat sahibi olmayan kişilerin yeterince hijyenik olmayan ortamlarda, sadece hekimlerin uygulaması gereken tedavileri gerçekleştirdiğini görüyoruz. Oysa mesleki yeterlilik, en az tedavi aracı olan cihazın güvenilirliği kadar önemli ve hatta onun da üzerinde bir kavram.

Uzmanlık bilgisinin öneminin üzerinde bir hekim olarak durmamın bir nedeni de, herhangi bir cilt rahatsızlığı şikayetiyle kliniğinize gelen bir hastanın öncelikle şikayetinin gerekçelerini iyi anlamanın, gereksinimleri iyi okuyup en doğru tedavi planını çıkarmanın, çözüme giden yolun en belirleyici adımı olması… Ancak seçilen tedavi veya tedavilerin kaç seans ile yapılacağını, uygulanan ilaç, botox veya dolgunun kişi için en ideal olarak ne dozda uygulanacağını, kişinin cilt hassasiyetine bağlı olarak alabileceği ve alamayacağı tedavileri ‘uygulayıcı olarak’ iyi öngöremezseniz, bugün televizyonlarda haberlere de konu olan ‘güzellik veya estetik faciaları’ haberlerini görmeye devam etmemiz ne yazık ki kaçınılmaz.

Kişiye katma değeri 1+1= 5 bile olabiliyor

Bu noktada her kişinin yüz, deri ve yaşlanma özelliklerinin o kişiye özgü olduğunu anlamamızda fayda var. Hastanın cilt tipi, genel sağlığı, kullandığı ilaçlar, yaşı, beslenmesi ve daha önce yapılan işlemler, gerekli tedavi reçetesini yazmak için biz dermatologları yönlendirir. Bu reçetede ise her zaman tek bir tedavi biçimi üzerinden gitmeyebiliyoruz. Hangi tekniğin hasta için uygun olduğu, tek veya çok seanslı olup olmaması, seans aralıkları ve mevsimsel özelliklerini dikkate alarak, bu reçetede birden fazla tedavi biçimini belirliyoruz. Kişiye göre hazırlayacağımız kombine tedaviler, sonuçtaki başarıyı ve hasta memnuniyetini ikiye katlıyor. Hatta buradaki katma değer bazen 1+1=2 değil, sonuç 3 veya 5 bile edebiliyor.

Kişiye özel kombine tedaviler nasıl planlanıyor?

Klasik bir kombine tedavi algoritmasından bahsetmemiz ise mümkün olmuyor. Çünkü tamamen kişiye özel, kişinin cilt tipine, sorununun boyutuna, psikolojisine, şikayetlerine ve tabii ki bütçesine göre değişen bir algoritma üzerinden, hastamızla birlikte karar veriyoruz ve kişiye özel bir reçete hazırlıyoruz. Bu noktada hastalarımızın şikayetleri çok önemli. Bazen kişinin cildi sarkmış ama bir tek leke sorunu nedeniyle tedavi almak isteyebiliyor. Bu noktada kişilerin isteklerini dikkate alarak bütüncül bir bakış açısıyla yönlendiriyoruz, örneğin mimik çizgileri için botox, ileriki dönemlerde çizgilerin kalıcı hale gelmemesi için her daim uyguladığımız bir tedavi.

Hastalarımız bazen bir tedaviyi ısrarla almak istiyorsa fakat cildine çok uygun değilse, neden uygun olmadığını gerekçeleriyle birlikte anlatıyoruz. Burada hasta-doktor ilişkisinin güven esasına dayanması ve kişilerin birtakım taleplerinin tedaviyi uygulayan açısından suiistimal edilmemesi; hem hastaların cilt ve ruh sağlığı için hem de dermatolog veya uygulayıcı diğer uzmanların mesleklerinin etik açıdan sürdürülebilirliği açısından son derece önemli.

Sarkmış ciltler için hangi kombinasyonlar var?

Kombine tedaviler, kişiye özel değişmekle beraber, her sorun için öngördüğümüz genel bazı kombinasyonlardan da bahsedebiliriz. Örneğin sarkmış bir cilt için, önce fokus ultrason, ardından ip askı, kaybolan hacim için hyaluronik asit dolgu önemli tedavi kombinasyonları arasında. Ardından cilt kalitesi için skin boosterlar uygulanabiliyor.

Lekeli ve akneli ciltler için kombine tedaviler nasıl?

Leke için mutlaka önce medikal tedavi, ardından lekenin tipine göre IPL, baby face, Q switch ND yağ lazer kombinasyonları çok etkili oluyor. Bazı lekeler inatçı olabiliyor, bu kombinasyona ek olarak kimyasal peeling, PRP ve mezoterapi uygulayabiliyoruz.

Akne söz konusu olduğunda ise önce medikal tedavi, ardından cilt bakımı ve kırmızılık için lazer tedavisi uygulanırken ardından izler için fraksiyonel lazer, iğneli radyofrekans, PRP uygulamaları, daha önce de belirttiğim gibi kişinin ciltteki sorununun ve iyileşme seviyesine göre değerlendirilerek bir kombine tedavi haline getirilebiliyor.

Örneğin akne izleri için birkaç seans Fraksiyonel Lazer uyguladığımız bir kişiye birkaç ay Altınigne uygulaması yaptık. Kişide iyileşme düzeyi yeterli olunca sadece bölgesel olarak gitmeye karar verdik. Bunun tersi olduğunda örneğin, iyileşme düzeyini takip ederek daha farklı bir tedaviye geçebiliyoruz. Böylece tatmin düzeyi kaçınılmaz biçimde artıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir