Yüze dinamizm ve genç görünüm kazandıran ‘dudak dolgusu’

Kadınların son zamanlarda daha sık tercih etmeye başladığı dudak dolgusu uygulamasının dozunda uygulandığı kadar abartılı örnekleriyle günlük hayatımızda karşılaşmaktayız. Burada kişinin yüzü ve dudak yapısına uygun yapılmayan, uygun dozajlarda ve doğru malzeme kullanılmadan yapılan sağlıksız uygulamalar yerine ideal olanı, kişiyi dinamik ve güzel gösterirken aynı zamanda doğallığını bozmamaktır. Peki bu nasıl bir yöntemle olabilir ve dudak dolgusu neden son zamanlarda bu kadar popüler?

 

Dudak dolgusu, doğru uygulandığında hem dudağın şeklini düzeltirken hem de dolgun görünmesini sağlar. Bazı kişilerde özellikle üst dudaklar gerek yapısal olarak gerekse olası diş kayıplarından veya diş şekli bozukluğundan dolayı çok incedir. Buna dudakları zayıflatarak incelten yaşlanma faktörünü eklersek, dudak inceliği ‘yok denecek kadar’ diyebileceğimiz boyuta ulaşır.

Bununla birlikte dudak dolgusu elbette sadece yapısal sorunları yok etmez, dolgun dudaklar genç, daha sağlıklı ve diri bir görünüm sağlarken genel olarak yüzde de büyük bir değişim yaratır. Dudak dolgusu ile ağız çevresindeki ince ve derin çizgilerde açılarak bu bölgenin de önemli ölçüde gençleşmesi sağlanmış olur. Özellikle sigara içen kadınlarda sık görülen bu problem, uygulama ile ortadan kalkmaktadır.

Özetle ifade etmek gerekirse, en sık dudak dolgunlaştırmalarını, dudak şekillendirme, dudak kontürünün belirginleştirilmesi, dudak asimetrilerinin düzeltilmesi, dudak üzerindeki ince çizgilerinin giderilmesi, dudak kenarı sarkmalarının azaltılmasında ve gülerken diş etlerinin görünmesi durumlarında yapıyoruz. Dudak dolgusu bu noktada sadece dudağa dolgunluk, genç ve diri bir görünüm vermekle kalmıyor, aynı zamanda tüm yüze gençlik ve dinamizm kazandırıyor.

Uzman doktor yapmalı, kalınlaştırma ‘aşamalı’ olmalı

 

Dudak dolgusu işlemi deneyimli ellerde ve uzman doktorlar tarafından yapılmalıdır. Merdivenaltı güzellik merkezlerinde, ehil olmayan kişilerce yapılan pek çok dolgu uygulamasının yüzde deformasyonlara neden olduğunu, hastanelerde ciddi tedavilerin ardından kimi zaman kalıcı hasarlara hatta ölümlere varan sonuçlara yol açtığını medyaya yansıyan haberlerden öğreniyoruz ve birer hekim olarak toplumda bu konuda var olan bilinçsizliğe karşı hastalarımızı düzenli olarak bilgilendirme yoluna gidiyoruz. Bu noktada altını çizmeliyim ki, dudak dolgusunda da ölçülü dozaj, uygulama şekli ve kullanılan dolgu malzemesinin ne olduğu çok önemlidir.

 

Çok ince dudaklı kişilerde dudakları birden kalınlaştırmak sorun yaratabileceğinden aralıklı uygulamalar ile birkaç seansta daha hacimli dudağa kavuşmak mümkün olmaktadır. Dudak dolgusu işleminden önce hasta beklentilerini anlamak amacıyla detaylı bir muayeneden geçirilir ve sayede burun ve dudaklar arasındaki mesafe, çene yapısı, gözlerin konumu, varsa asimetrileri değerlendirilerek hasta için ideal dudak şekli ve büyüklüğü belirlenir. Ardından ince uçlu iğnelerle veya bir kanül yardımı ile istenilen miktarda dolgu daha önce planlandığı ölçüde dudağa enjekte edilir.

 

Dolgu maddesi olan Hyaluronik asit alerjiye neden olmaz

 

Dudak dolgu uygulamasında en sık kullanılan ürün Hyaluronik asittir. Vücudumuzda doğal olarak var olan ve alerjiye neden olma olasılığı bulunmayan su tutma özelliği yüksek bir madde olduğundan, dolgu uygulaması sonrasında dudaklar daha nemli ve daha pembemsi görünür. Kalıcı dolgular ciltte geri dönüşü olmayan reaksiyonlara yol açtıkları için tercih edilen ve daha yumuşak olup dudağa zarar vermeyen Hyaluronik asit dolgusunun etkisi, maksimum 1 yıla kadar sürer. Uygulamadan sonra dudakların ve dudak çevresinin daha belirgin olmasını sağlayan hyalüronik asit, göz altı ışıltı dolgusu ve nem dolgusu gibi farklı dolgu çeşitlerinde de kullanılmaktadır.

 

‘Ördek dudak’ olmaması için doğru bölgeye uygulama şart

 

Dudak dolgusu, kişisel beklentiler değerlendirilerek estetik bir görünüm sağlamak üzere alt ve üst dudakta herhangi bir alana uygulama yapılabilir, başka bir deyişle dudak dolgusu herkeste standart bir yere yapılmaz. Bazen sadece dudağın kırmızı alanına, bazense sadece dudak konturu denilen dudakla derinin birleştiği alana çerçeve şeklinde yapılabilir. Üst dudağa olması gerekenden çok daha fazla ölçüde dolgu uygulaması yapıldığında ‘ördek dudak’ yani dudakların öne doğru uzaması şeklinde kötü bir görüntü ortaya çıkmaktadır. Çok hassas olan bu dudak dolgusu uygulaması, işte bu gibi nedenlerle ancak deneyimli bir hekim tarafından yapıldığında iyi sonuçlar vermektedir.

 

Dudaklar genel yapısı itibarıyla çok sayıda sinir sonlanmalarının yoğun olduğu bir bölgedir. Bu sebeple dolgu işlemi yapılmadan önce bölgenin lokal olarak uyuşturulması dudak dolgusu işleminin daha konforlu olmasını sağlayacaktır. İyi bir lokal anestezik kullanılması ya da enjeksiyon ile lokal anestezik yapılması aynı zamanda işlemden bir süre önce ağızdan ağrı kesici alınması işlemin daha kolay yapılmasına imkan verir.

Dudak dolgusu işlemi sonrası nelere dikkat etmek gerekir?

 

Yaklaşık 30 dakika süren uygulamadan hemen sonra dudakların hacmi artar, dudak konturu ve köşeleri belirginleşir. Hasta, dolgu yaptırdıktan sonra hemen günlük hayatına dönebilir. Çok nadiren yapılan bölgede morarma ve şişlikler olabilir bu durum da çok kolaylıkla kontrol altına alınır. Kullandığımız dolgu maddesinin kıvamı çok sert olmadığı için bu bulgular birkaç gün içinde geçecektir. Dudak dolgu uygulaması sonrasında ilk 3 gün yoğun ödem meydana gelir. Bölgeye buz uygulaması ve morluk geçirici kremlerin uygulanmasıyla bu durum kısa sürede düzelir.

 

İşlem sonrasında en az 3 saat süre ile sıcak yemek ve içecekten uzak durmak, makyaj yapmamak gereklidir. 7 gün içerisinde ödem geriler ve işlem sonrası net görüntü yaklaşık 3 hafta sonra ortaya çıkar. Hyaluronik asit yaklaşık 12 ay sonra erimektedir. Etkisi geçtikten sonra tekrarlanabilir. Uygulama sayısında ise hiçbir kısıtlama yoktur. Hasta istediği sürece dudak dolgusunu süresi sonunda yenileyebilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir