Somon DNA tedavisi, en faydalı cilt gençleştirme tekniklerinden biridir. İçeriğinde somon balığının DNA moleküllerinin yanı sıra saf hyalüronik asit bulunan bir enjeksiyon yöntemidir.

Günümüzde parlak ve daha genç bir cilt görünümü isteyenler tarafından çok sık tercih edilmeye başlanmıştır. Kadınlarda makyaj yapmadan parlaklık sağlayıp, zamana bağlı olarak oluşan olumsuz görüntüyü azaltmak için kullanılmaktadır. Erkeklerde ise ciltte yaş almanın etkilerini minimuma indirmektedir.

Zamanla cildimiz çevresel ve genetik faktörler sonucunda olumlu özelliklerini kaybetmektedir. Yaşam kalitesi, stres, sigara kullanımı gibi etkenler de bu maddelerin azalmasını hızlandırmaktadır. Böylece daha kuru, mat, leke oluşumuna elverişli, kırışıklık artışının hızlandığı bir cilt ortaya çıkar.Cildin yapısında bulunan hyaluronik asit başta olmak üzere birçok faydalı madde miktarı azalmaktadır.

Somon DNA tedavisi somon balığının kanından ve üreme sıvılarından oluşturulan bir karışımın cilde enjekte edilmesidir. Bu serum ciltteki hücrelerin yenilenmesine katkı sağlar. Cinsiyet ve yaş fark etmeksizin herkese kolayca uygulanabilir.

İçeriğinde hyaluronik asidin yanı sıra bir takım gerekli amino asitler de bulunur. Bu yöntem sayesinde cilt yenilenmeye, tekrar ihtiyacı olan nem ve kimyasal bileşenlere kavuşmaktadır.

Somon DNA tedavisi neden uygulanır?

Mevsim fark etmeden yapılabilen Somon DNA tedavisi aşağıda belirtilen durumlarda uygulanmaktadır:

  • Cildin ihtiyaç duyduğu nem oranının düşmesi,
  • Ciltteki sivilce izi oluşumu,
  • Kırışıklıkların rahatsız edici duruma gelmesi,
  • Göz altında renk koyulaşmasının artması,
  • Cilt problemlerinin menopoz ile artışı,
  • Alkol ve sigara gibi kötü alışkanlıklar nedeniyle belirginleşen cilt olumsuzlukları,
  • Medikal tedavilerde kullanılanların ciltteki yan etkileri,
  • Stres nedeniyle canlı cilt görüntüsünün kaybolması,
  • Zamanla boyun ve dekolte bölgesinde oluşan sarkmalar,
  • Gebelikte ve sonrasında kilo alıp verme kaynaklı görüntü bozukları oluşması,
  • Fiziksel zorlanma ve yaş alma nedeniyle ellerin yıpranması,
  • Kol ve bacakların içlerinde sarkma oluşması,
  • Gözlerin altında torbalanma oluşması,
  • Zamanla mimiklerin çizgiler oluşturması,

Somon DNA tedavisi nasıl uygulanır?

Somon DNA tedavisi öncesinde cildin nemlendirilmesi sağlanır. Uygulama öncesinde hastanın kan sulandırıcı medikal tedavilerin bırakılmasına emin olunması gerekmektedir. Hastanın uygulamadan en az 1 gün öncesine kadar alkol tüketmemiş, kese ve peeling gibi işlemleri yaptırmamış olması beklenmektedir.

Antiseptik özellikli bir temizleyici ile bölge temizlenir ve anestezik krem uygulanır, ürün cilde enjekte edilir. Herhangi bir ağrı ya da acı hissedilmeden uygulama tamamlanır. Enjekte edilen bölgede belirgin herhangi bir olumsuz görünüm oluşmamaktadır. Bu nedenle hastalar günlük yaşantısına ara vermeden devam edebilmektedir. Birçok klinik deneyden geçen bu yöntemin herhangi bir yan etkisi ve riskini rastlanmamıştır. Bazı hassas ciltlerde iğnenin batmasına bağlı olarak ufak morluklar görülebilir. Bu tıbbi olarak ciddiye alınacak bir sorun değildir. Uygulama sonrasında da kan sulandırıcı ilaç kullanmamak, cilde hasar verecek fiziksel uygulamalardan ve güneşten kaçınmak önemlidir.

Uygulama yaklaşık 15 dakikada tamamlanmaktadır. Kişiden kişiye ve uygulanacak bölgenin durumuna göre değişmekle birlikte 1-3 seansta istenilen sonuçların alınması beklenmektedir. Seanslar 3 hafta arayla gerçekleştirilir.

Özetle, Somon DNA tedavisi bir çeşit mezoterapi uygulamasıdır. Estetik müdahalelerden farklı olarak doğal görüntü değişmeden enjekte edilen ürün sayesinde gençleştirme sağlanmış olur. Cilt sorunlarının çeşitliliğine göre çeşitli lazer tedavilerine destek olarak da uygulanırsa başarılı sonuçlar vermektedir.

Gebelik ve emzirme dönemlerinde, 18 yaşından küçüklere, pıhtılaşma problemi olanlara, somon alerjisi olanlara uygulanması tavsiye edilmez.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir