Somon DNA tedavisi

Somon DNA Tedavisi nedir?

Somon DNA tedavisi, en faydalı cilt gençleştirme tekniklerinden biridir. İçeriğinde somon balığının DNA moleküllerinin yanı sıra saf hyalüronik asit bulunan bir enjeksiyon yöntemidir.

Günümüzde parlak ve daha genç bir cilt görünümü isteyenler tarafından çok sık tercih edilmeye başlanmıştır. Kadınlarda makyaj yapmadan parlaklık sağlayıp, zamana bağlı olarak oluşan olumsuz görüntüyü azaltmak için kullanılmaktadır. Erkeklerde ise ciltte yaş almanın etkilerini minimuma indirmektedir.

Zamanla cildimiz çevresel ve genetik faktörler sonucunda olumlu özelliklerini kaybetmektedir. Yaşam kalitesi, stres, sigara kullanımı gibi etkenler de bu maddelerin azalmasını hızlandırmaktadır. Böylece daha kuru, mat, leke oluşumuna elverişli, kırışıklık artışının hızlandığı bir cilt ortaya çıkar.Cildin yapısında bulunan hyaluronik asit başta olmak üzere birçok faydalı madde miktarı azalmaktadır.

Somon DNA tedavisi somon balığının kanından ve üreme sıvılarından oluşturulan bir karışımın cilde enjekte edilmesidir. Bu serum ciltteki hücrelerin yenilenmesine katkı sağlar. Cinsiyet ve yaş fark etmeksizin herkese kolayca uygulanabilir.

İçeriğinde hyaluronik asidin yanı sıra bir takım gerekli amino asitler de bulunur. Bu yöntem sayesinde cilt yenilenmeye, tekrar ihtiyacı olan nem ve kimyasal bileşenlere kavuşmaktadır.

Somon DNA tedavisi neden uygulanır?

Mevsim fark etmeden yapılabilen Somon DNA tedavisi aşağıda belirtilen durumlarda uygulanmaktadır:

  • Cildin ihtiyaç duyduğu nem oranının düşmesi,
  • Ciltteki sivilce izi oluşumu,
  • Kırışıklıkların rahatsız edici duruma gelmesi,
  • Göz altında renk koyulaşmasının artması,
  • Cilt problemlerinin menopoz ile artışı,
  • Alkol ve sigara gibi kötü alışkanlıklar nedeniyle belirginleşen cilt olumsuzlukları,
  • Medikal tedavilerde kullanılanların ciltteki yan etkileri,
  • Stres nedeniyle canlı cilt görüntüsünün kaybolması,
  • Zamanla boyun ve dekolte bölgesinde oluşan sarkmalar,
  • Gebelikte ve sonrasında kilo alıp verme kaynaklı görüntü bozukları oluşması,
  • Fiziksel zorlanma ve yaş alma nedeniyle ellerin yıpranması,
  • Kol ve bacakların içlerinde sarkma oluşması,
  • Gözlerin altında torbalanma oluşması,
  • Zamanla mimiklerin çizgiler oluşturması,

Somon DNA tedavisi nasıl uygulanır?

Somon DNA tedavisi öncesinde cildin nemlendirilmesi sağlanır. Uygulama öncesinde hastanın kan sulandırıcı medikal tedavilerin bırakılmasına emin olunması gerekmektedir. Hastanın uygulamadan en az 1 gün öncesine kadar alkol tüketmemiş, kese ve peeling gibi işlemleri yaptırmamış olması beklenmektedir.

Antiseptik özellikli bir temizleyici ile bölge temizlenir ve anestezik krem uygulanır, ürün cilde enjekte edilir. Herhangi bir ağrı ya da acı hissedilmeden uygulama tamamlanır. Enjekte edilen bölgede belirgin herhangi bir olumsuz görünüm oluşmamaktadır. Bu nedenle hastalar günlük yaşantısına ara vermeden devam edebilmektedir. Birçok klinik deneyden geçen bu yöntemin herhangi bir yan etkisi ve riskini rastlanmamıştır. Bazı hassas ciltlerde iğnenin batmasına bağlı olarak ufak morluklar görülebilir. Bu tıbbi olarak ciddiye alınacak bir sorun değildir. Uygulama sonrasında da kan sulandırıcı ilaç kullanmamak, cilde hasar verecek fiziksel uygulamalardan ve güneşten kaçınmak önemlidir.

Uygulama yaklaşık 15 dakikada tamamlanmaktadır. Kişiden kişiye ve uygulanacak bölgenin durumuna göre değişmekle birlikte 1-3 seansta istenilen sonuçların alınması beklenmektedir. Seanslar 3 hafta arayla gerçekleştirilir.

Özetle, Somon DNA tedavisi bir çeşit mezoterapi uygulamasıdır. Estetik müdahalelerden farklı olarak doğal görüntü değişmeden enjekte edilen ürün sayesinde gençleştirme sağlanmış olur. Cilt sorunlarının çeşitliliğine göre çeşitli lazer tedavilerine destek olarak da uygulanırsa başarılı sonuçlar vermektedir.

Gebelik ve emzirme dönemlerinde, 18 yaşından küçüklere, pıhtılaşma problemi olanlara, somon alerjisi olanlara uygulanması tavsiye edilmez.

ND yag lazer

ND yag lazer nedir?

ND yag lazer ne işe yarar?

ND yag lazer fiyatları?

2022 ND yag lazer fiyatları?

Kılcal damar tedavisi nedir?

ND yag lazer kılcal damar ve varis nedenli olumsuz görüntüden kurtulmak için uzmanların tavsiye ettiği, bilimsel olarak bilinen en iyi yöntemdir. Kılcal damar ve varis görüntüsü sadece estetik açıdan değil sağlık açısında ele alınması gereken bir sağlık durumudur.

ND yag lazer damar çatlamalarında, kılcal damar ve varis hastalıklarında başarı ile kullanılabilir. Uzun dalga boyu nedeniyle derin dokulara inebilir. Bu sebeple bacak damar çatlamalarında başarı ile kullanılabilir. Nd yag lazer kalın yüz kılcallarında ve derin yerleşimli doğum lekesi tedavisinde etkili olabilir. Açık veya koyu tenli kişiler farketmeksizin kılcal damar tedavisi ve varis tedavisi nd yag lazer ile yapılabilir.

Nd yag Lazerle kılcal damar tedavisi yan etkileri geçici kızarıklık, morluk ve ödem olabilir. Koyu tenli kişilerde dikkatli olunmalıdır. Damar alanında geçici renk değişikliği olabilir.

Hastalarımızda en sık yüz bölgesinde kılcal damar ve bacak bölgesinde kılcal damar sorununa rastlamaktayız Doç.Dr Ahu Birol Kocaalp kliniğine Nd yag lazer ile kılcal damar tedavisi uygulanmaktadır.

Biz hastalarımıza işlem sonrası sıkı giysiler giymemeyi önermekteyiz. İşlem sonrası oluşacak kızarıklık,ağrı,ödem gibi şikayetler ile ilgili korkulacak herhangi bir durum yoktur.

Kılcal damar tedavisi nasıl uygulanır?

Kalıtsal özellikler, hamilelik, cildin yaşlanması, aşırı güneş ışığına maruz kalma, ani alınan kilolar, giyilen dar kıyafetler ve tercih edilen sıkı çoraplar, gereğinden az sıvı tüketimi gibi faktörler kılcal damar oluşumunu tetiklemektedir. Fakat bunlara rağmen kılcal damarların asıl oluşum sebebi henüz bilinmemektedir. Kadın hastalarımızda daha sık rastlamaktayız kılcal damar problemlerine.

Hastalarımızın endişe etmemesi açısından nd yag lazere ek olarak diğer tüm tedavi yöntemlerinde de soğutma tekniği ve ağrı kesici kremlerin yardımını almaktayız.

En çok rastladığımız bölgelerden olan burun kenarlarında ve yüzdeki istenmeyen damar genişlemelerinde ve genelde kadınlarda görülen bacaktaki yüzeysel kılcal damar ağlarında Nd YAG lazerler, tek seansta bile gözle görünür belirgin başarı sağlamaktadır. Kaç seans tedavi uygulanacağı hastalığın yoğunluğuna göre değişmektedir.

Nd yag lazer ile ilgili fiyat bilgisi almak için www.ahubirol.com ziyaret etmeyi unutmayın.

terleme botoksu

Terleme botoksu nedir?

Aşırı terleme sosyal ve iş hayatını olumsuz yönde etkileyen tıbbi ve sosyal bir problemdir. Aşırı terleme sadece yaz aylarında değil her mevsimde yaşam kalitesini düşüren, sosyal bir problem olarak karşımıza çıkar.

Günümüzde terleme tedavisinde terleme botoksu, en pratik uygulama olarak popüler hale gelmiştir.

Terleme botoksu, minimal risk içermesi, pratik, kolay uygulanabilir ve etkili oluşu ile günümüzde aşırı terleme tedavisi en çok tercih edilen yöntemdir.

Terleme Tedavisi

Terleme Nedenleri

  1. Hamilelik, menopoz gibi hormonal dengede değişimler,
  2. Tiroit hastalıkları, aşırı böbreküstü bezi çalışması gibi metabolizma hastalıkları,
  3. Kalp hastalıkları, akciğer hastalıkları, şeker hastalığı gibi sistemik hastalıklar,
  4. Şişmanlık,
  5. Aşırı alkol tüketimi,
  6. Bazı kanser türleri aşırı koltukaltı terlemesi ile seyredebilir.

Ancak herhangi bir hastalık veya etkenden bağımsız olarak yapısal sebeplerle aşırı terleme görülebilir.

Terleme Botoksu nerelere yapılır?

En sık yapılan terleme botoksu işlemi koltuk altı botoksu uygulamasıdır.

  1. Koltuk altı terleme botoksu,
  2. El terlemesi botoksu,
  3. Ayak terlemesi botoksu olarak sıralanabilir.

Terleme Tedavisi

Terleme Tedavisi geçici ve kalıcı birçok yöntem yapılagelmiştir. Terleme Tedavisi için birtakım ilaçlar, ameliyatlı ve ameliyatsız yöntemler tanımlanmıştır. Aşırı Terleme Tedavisi tedavi yöntemlerinden hangisinin uygun olduğunun belirlenmesi için terleme nedenleri ortaya çıkartılması faydalı olacaktır.

Aşırı terleme nedenine ve şiddetine bağlı olarak farklı tedavi yöntemleri tercih edilebilir. Birtakım tetkikler yapılarak ve terleme nedenleri tespit edilir. Terleme Tedavisi için medikal ve cerrahi yöntemlerden hangisinin uygun olduğu doktorunuzca seçilerek tedaviye başlanır.

Aşırı terlemeye karşı çözüm nedir?

Günümüzde aşırı terleme tedavisinde en sık kullanılan yöntemlerin başında “Terleme Botoksu” gelmektedir. Uygulama sonrası yaklaşık 6 ay kadar etkinliği devam eden Terleme Botoksu fiyat performans anlamında en seçkin terleme tedavilerinin başında gelir.

Terleme Botoksu Nedir?

Terleme Botoksu terleyen bölgedeki ter bezlerine aşırı terlemeye sebep olan sinir uyarımlarını bloke eder. Bloke olan sinir uyarımları sebebi ile terleme oluşturamaz. Terleme botoksu yaklaşık 15 dakika sürer. Botoks ile terleme tedavisi öncesi lokal anestezik kremler ile deri yüzeyi uyuşturulabilir. Terleme Botoksu sonrası günlük yaşama dönülebilir. Terleme Botoksu etkisi %80-90 hastada 1 hafta sonunda başlar. Terleme botoksu etki süresi yaklaşık 6-8 aydır.

Terleme Botoks Yan Etkileri

Terleme Botoks yan etkileri uygulama sahasında işlem sonrası morluk ve şişlikler olabilir. Ancak oluşsa dahi bunlar kısa süre içerisinde gerilemektedir.

El terlemesi botoks uygulamalarında nadiren de olsa 10-14 gün süren ellerde güçsüzlük ve yorgunluk hissi olabilir.

Terleme Botoksu Avantajları

Terleme Botoksu kısa tedavi süresi ve yüksek başarı oranı sebebi ile yüksek talep görmektedir. Terleme botoksu sonrası günlük yaşama devam edilebilir.

Terleme botoks yüksek etkili lokal anestezik kremler ile neredeyse ağrısız ve konforlu bir uygulamadır.

Terleme Botoksu Fiyat?

Terleme Botoksu fiyat bilgisi uygulama alanı ve kullanılacak ilaca göre değişkenlik gösterir. Terleme botoksu ücret bilgisi için lütfen bizimle irtibata geçiniz.

microblading

Microblading nedir?

Güzelliğini önemseyen kadın hastalarımız için kaş güzelliği de oldukça önemlidir. Çünkü kaşlar yüzümüzdeki ifadeyi belirler. Daha etkileyici bakışlar için kaşların yüzümüze uygun olarak tasarlanması oldukça önemlidir. Yanlış teknikle uygulanan ve yüzün altın oranı belirlenmeden yapılan kaşlar hayal kırıklığı ve pişmanlık olabilir. İşte microblading bunun için var.

Yoğun iş hayatımızda seyrek ve düzensiz olan kaşlarımızı kimi zaman kaş kalemi, kaş farı gibi kozmetik uygulamalarla her gün doldurup şekil vermek birçok kadın hastamıza zor gelmektedir. Bazen ise yanlış kaş alımları ile kaşlarımız küser ve seyrelir , kurtarılması daha zor bir hal alır. Bu durumda ne yapacağını bilemeyen hastalarımıza microblading önermekteyiz Doç.Dr. Ahu Birol Kocaalp olarak.

Kirpik lifting nedir?

Microblading fiyatları? Kirpik lifting fiyatları?

Microblading kaş fiyatları?

Microblading Nedir?

Ne yapacağınızı bilmiyorsanız kıl tekniği denilen microblading ile kaşlarınızı kurtarmak çok kolay.

Microblading kıl tekniği kaş nasıl yapılıyor?

Bu işlem kaşların arasındaki ve çevresindeki boşluklara kalıcı makyaj boyası ile kıl görünümlü çizgilerin yerleştirilmesi işlemidir. Yani aslında kaş kıllarınızın yanına, kaşlarınız ile aynı renkte ve aynı yönde kıllar çiziliyor. Bu çizim yapılırken kalıcı makyaj boyaları ile yapıldığından uzun süreli olarak kullanabiliyorsunuz. Cildin üst tabakasına çizilen bu kıl görünümlü çizgiler karşıdan bakan kişi tarafından ayırt edilemiyor. Böylece doğal görüntü bozulmadan yapaylık olmadan harika kaşlar elde etmiş oluyoruz..

Kimler Microblading tercih edebilir?

Kaşları seyrek, çok açık renkte ve şekilsiz olan tüm kadın hastalarımız microblading kaş yaptırabilirler.

Micro blading kıl tekniği kalıcılık süresi ise oldukça uzundur…

İşlemin 1 sene kalıcı olması gibi bir süre amaçlıyoruz…

Fakat cilt yapısına bağlı olarak sürenin artıp azalacağı da unutulmamalıdır…

Bu süreyi belirleyen diğer bir kritik faktör ise cilt tipi. Kuru ciltlerde işlemin kalıcılık süresi, yağlı ve gözenekli ciltlere göre daha uzundur.

Microblading kaş tasarımı ile ilgili fiyat bilgisi almak için www.ahubirol.com ziyaret etmeyi unutmayın…

Kaşımız yüzümüzün en önemli aksesuarı ona en iyi şekilde bakalım uzman olmayan kişilere microblading gibi önemli bir işlemi kesinlikle yaptırmayalım…

Cilt serumu kullanımı

Cilt serumu kullanmak gerekir mi?

Doç.Dr Ahu Birol Kocaalp olarak her cildin ihtiyaçları farklıdır olarak söyleyebiliriz.

Cilt serumu tam olarak ne işe yarar? Öncelikle ona bakmak gerekebilir…

Serumlar değişik minareller, vitaminler ve hücre yenileyici içeriklere sahiptir. Hepsinin yapısı ve içeriği birbirinden farklıdır önemli olan cilt tipinizi tespit ederek ona göre doğru ürünü kullanmaktadır.

Günlük hayatımıza serum kullanmayı ekleyerek stres, yorgunluk, güneş, yaşlanma gibi sebeplerle hırpalanan cildimizi içeriden takviye ederek daha sağlıklı görünmemize yardımcı olur.

Serum kullandığınız sürece hücreler gerekli takviyeyi aldığından cildiniz eskisine göre daha sağlıklı olur, daha az kırışır, daha az sarkar, daha az lekelenir. Serum, stres ve kötü beslenmeye direnen hücrelere güç sağlar cilt güzelliğimiz için alınmış bir önlem olduğunu söyleyebiliriz.

Serum kullandıktan hemen sonra etki görmeyi beklemekte oldukça yanlıştır cilt en az 45 gün sonra yenilenmeye başlar diyebiliriz.

Kimler serum kullanmalı?

Serum için illa ileriki yaşlarda kullanılmalıdır diyemeyiz. Çünkü 20’li yaşlarda da cilt alarm veriyor olabilir. Bu tamamen kişisel olarak değişebiliyor. Doktor muayenesi ile bu soruyu doğru yanıtlamak mümkündür. Nasıl mı? Cildiniz yaşıtlarınızdan daha çabuk yaşlanma belirtileri veriyorsa, lekelenmeye yatkınsanız, yağ salgılarınız çok fazla ise, çabuk kuruyan ve problemli bir cildiniz varsa kişisel ihtiyacınıza göre bir serum kullanabilirsiniz.

Cildiniz kuru ise kullanılan serum farklı ,yağlı ise farklı, Olgun veya genç cilt ihtiyaçlarına göre farklı serum modelleri seçilmelidir.

Serumlar yoğun konsantrasyonlar olduğundan etkileri hızlıdır. Cilt yaşlanırken, 27-28 yaş civarı belirti vermeye başlar. Bu yaşlarda önleyici olarak serum kullanılabilir. 30-40 yaşlarında farklı serumlar, 40 üstünde farklı içerikte serumlar seçilir. 40’tan itibaren hormonal denge de farklılıklar oluştuğundan yaşlanma hızlanır. Bu yaşlarda da daha yoğun içerikli serumlar seçilmesi gerekir.

Serum fiyatları için www.ahubirolkocaalp.com ziyaret etmeyi unutmayın.

Cam Dolgu nedir?

Cam Dolgu yani bir diğer adıyla Pluryal dolgu, Hyaluronik asit bulunduran bir dermal yüz dolgusudur. Her hastamız genç güzel, sağlıklı ve yüzünde sarkma ve kırışıklık olmadan genç görünmek ve güzel yaş almak istiyor bu görüntüyü korumak için biz kliniğimizde neler yapabiliyoruz birlikte bakalım.

Yüz dolguları cilt gençleştirmede en sık kullandığımız iğneli dolgu yöntemlerinden bir tanesi hyaluronik asit içeriği ile yüzde şiş ve yapay bir görüntü olmadan sizin güzel yaş almanızı sağlıyoruz.

İçeriğinde ne vara gelirsek;

Yaşa ve çevresel faktörlere bağlı olarak cildin kaybettiği volümü, elastikiyeti ve nem kaybını yerine koymak için geliştirilmiştir. Uygulama tamamen güvenlidir. Cam dolgu ve yüz dolgusu fiyatları nelerdir Doç.Dr Ahu Birol Kocaalp anlatıyor.

Bizi neler daha çok yaşlandırıyor?

Güneş ışınları, maruz kaldığımız kimyasal maddeler, hava kirliliği, stres, sigara, düzensiz beslenme gibi faktörler cilt yaşlanmasından sorumludur. Bu faktörlerin yanı sıra yaşla birlikte vücudumuzun daha az Hyaluronik Asit üretmesi de cildin daha yorgun, nemsiz, mat ve cansız görünmesine neden olur. Cam Dolgu, ciltte azalan Hyaluronik Asidi yerine koyarak cildin daha nemli, daha dolgun, daha elastik, daha ışıltılı ve daha pürüzsüz görünmesini sağlar.

Hyaluronik Asit Nedir?

Hyaluronik Asit ciltte, eklem arası sıvılarda, gözde doğal olarak bulunan bir maddedir. Hyaluronik Asit molekül ağırlığının 1000 katı kadar su tutma kapasitesine sahiptir. 1 gram Hyaluronik Asit 6 litre su tutar.

Cildimizde 20’li yaşlardan itibaren azalmaya başlayan Hyaluronik Asit, 40’lı yaşlara gelindiğinde yaklaşık %50 oranında azalır.  Buna bağlı olarak yüzde hacim kaybı meydana gelir bunuda önlemek mümkündür.

 

Cam Dolgu hangi alanlarda kullanılır?

  • Yüz hacmini geri kazandırmak
  • Orta yüz hacmini arttırmak
  • Yüz konturlarını şekillendirmek
  • Jawline hattını belirginleştirmek
  • Yanak hacmini arttırmak
  • Elmacık kemiklerini belirginleştirmek
  • Nazolabial olukları doldurmak
  • İnce çizgi ve kırışıklıkları gidermek
  • Dudak hacmini arttırmak
  • Dudak konturunu belirginleştirmek
  • Göz altı morluklarını, kırışıklıklarını gidermek
  • Çene hacmini arttırmak
  • Yara çukurlarını doldurmak
  • Cilt dokusunu iyileştirmek
  • Cilt tonunu eşitlemek
  • Cildi güçlendirmek, nemlendirmek
  • Boyun ve dekolte gençleştirmek
  • Yüz asimetrisini düzeltmek
  • Ellere hacim vermek

2022 Cam Dolgu Fiyatı?

Daha fazla bilgi ve fiyat bilgisi için sitemizi adresimizden bize ulaşabilirsiniz.

 

gıdı eritme

Gıdı eritme tedavisi

Gıdı eritme tedavisi teknolojinin gelişmesiyle birlikte günümüzde sıkça kullanılan bir medikal estetik uygulamadır. Bu yazımızda Gıdı eritme tedavisiyle ilgili aşağıdaki sorulara cevap vereceğiz:

Gıdı eritme tedavisi hakkında Doç. Dr Ahu Birol Kocaalp görüşlerini aktardığımız yazımızı paylaşıyoruz.  Kilolu ya da zayıf her yaştan kadın ve erkek hastamızda görülen çoğunlukla genetik bir durumdur.

Kişiyi olduğundan yaşlı ve kilolu gösterir buda hastanın mutsuzluğuna sebep olmaktadır.

Psikolojik olarak gıdımız bizi rahatsız eder, daha çekici ve genç görünmek için ne yapmalıyız?

Son yıllarda bunun için geliştirilmiş uygulamalar kliniğimizde mevcuttur. Mezoterapi ile gıdı eritme ve Onda Soğuk Dalga Terapisi ile gıdı eritme fiyatları hakkında bilgi almak için www.ahubirol.com ziyaret etmeyi unutmayın.

Gıdı uygulamaları sayesinde daha genç ve çekici bir boyuna sahip olmak mümkün ve son yıllarda gıdı sıkılaştırmanın güzellik üzerindeki etkisi biraz daha öne çıkmış durumda. Örneğin; Onda Soğuk Dalga Terapisi, Cilt Mezoterapileri gibi gıdınızı giderecek birçok uygulama ile gıdı toparlamada mucizevi etkiler alabilirsiniz.

gıdı eritme

Gıdı eritme ne demektir?

Hastalarda gıdı sarkması olduğunda çene hattı (jawline) kaybolur, çene kemiği görünmez hale gelir ki bu da kişinin olduğundan daha yaşlı ve kilolu görünmesine neden olur. Gıdı, boynu daha kısa ve kalın gösterir ki estetik açıdan giderilmesi gereken bir rahatsızlık oluşturur.

Gıdı eritme ile ne olacak?

Gıdı sıkılaştırma sayesinde yüz hatları ortaya çıkar, boyun konturu belirgin hale gelir, boyun daha uzun görünür ve tüm bunların sonucunda doğal olarak yüz ifadesi gençleşir.

Gıdı eritme ne işe yarar?

Kişi olduğundan daha kilo vermiş ve zayıf görünebilir.

Ameliyatsız gıdı estetiğini acı eşiği düşük ve iğneli işlemlerden korkan hastalarımıza önermekteyiz.

Medikal estetik teknolojisi sayesinde ağrısız acısız, kesi ve dikiş olmadan, iyileşme dönemlerine gereksinim duymadan gıdı sıkılaştırmak mümkün mü cevabımız evet.

Ameliyatsız gıdı sıkılaştırma uygulamaları, estetik operasyonlara kıyasla daha düşük bütçelerde seyreder, hastalarımızın iş ve sosyal hayatına ara vermesi gerekmez. Birçok avantaj sağlıyor olması sebebiyle Onda Soğuk Dalga Terapisini ve gıdı mezoterapi tercih etmekteyiz.

Gıdı eritme ne kadar sürer?

İşlemler toplamda 10 ile 15 dakika sürer ağrı acı olmaz hasta sosyal yaşamına hemen döner.

Sağlıklı yaşam ve spor ile desteklenirse işlem kalıcılığı artar.

Fiyat bilgisi için www.ahubirol.com detaylı bilgi için ziyaret edebilirsiniz.

Leke tedavisinde ‘mezoterapi’ ve ‘Pluryal Shine’

Leke tedavisinde ‘mezoterapi’ ve ‘Pluryal Shine’

Özellikle koyu tenli kişilerde görülebilen ‘leke problemi’, başka bir ifadeyle ‘hiperpigmentasyon’, cildimize rengini veren melanin pigmentinin miktarının kimi zaman güneşe bağlı olarak, kimi zaman ilaçlar veya genetik faktörler sebebi ile artması sonucu oluşur.

Dermatolojide leke tedavisinde bugün kimyasal peeling, medikal tedaviler, PRP ve başta IPL (Intense Pulse Light) ve Q- Anahtarlı Nd-Yag Lazer olmak üzere Altıniğne ve Fraksiyonel Lazer gibi çok önemli ve etkili lazer tedavileri uygulamaktayız. Özellikle lazer tedavilerini bütüncül bir bakışla ayrı bir yazıda ele alacak olmakla birlikte bu yazıda size leke tedavisinde son zamanlarda oldukça tercih edilen ‘mezoterapi’yi nasıl uyguluyoruz ve bu alanda en yenilikçi ürünlerden biri olarak dikkat çeken Pluryal Shine nedir, bu konuyu aktarmak istiyorum.

Cildin koyu rengini açacak maddeler enjekte ediliyor

Öncelikle leke mezoterapisinin cilt yüzeyinde oluşan konu renkli bölgeleri hedef alarak ürünlerin cilde enjeksiyon işlemi ile verilmesi anlamına geldiğini söyleyebiliriz. Özellikle yıllar önce oluşmuş lekeleriniz varsa, bu sayede cildin onarım sürecinin başlamasını sağlamaktayız. Bu işlem sırasında ciltteki koyu rengin açılması için önceden belirlenen maddeler cilde enjekte edilir. Enjeksiyon işlemi cildin yaklaşık olarak 4 mm- 6 mm altına ulaştırılır. İşlem öncesinde hastanın minimal  bir acı hissetmesi için cilde anestezik krem sürülür. İşlem sırasında cilt altına enjekte edilen maddeler ise kısa zamanda etkisini göstermeye başlar.

Enjeksiyon işleminin tamamlanmasının ardından işlem yapılan bölgede sonradan geçecek hafif kızarık ve morluk oluşabilir. Mezoterapi ile leke tedavisinin klinik istirahat gerektiren bir işlem olmaması, tedavinin avantajlı yönünü oluşturur.

Seans aralığı ve süresi, lekenin derecesine göre değişiyor

Ciltte meydana gelen lekelerin derinliği ve görünümü, kişiden kişiye değiştiği için, seans aralığı ve sayısı da buna bağlı olarak farklılaşıyor. Hastada cilt lekeleri ile birlikte daha farklı sorunların olup olmadığı da seans sayısını belirleyen bir unsur olarak karşımıza çıkıyor. Çoğunlukla 4-6 seans ile başarılı bir sonuç elde edilebildiğini belirtebiliriz. Ancak kimi zaman sadece 1- 3 seans ile de cilt lekelerinden tamamıyla kurtulmak mümkün olabiliyor. Dolayısıyla işleme başlamadan önce hastalarımızın cilt yapısını dikkatle analiz ederek, seans aralıklarına ve toplam seans sayısına karar veriyoruz. Seanslar arasındaki süreyi de genellikle 2 hafta olarak belirliyoruz.

Pluryal Shine 5 sihirli bileşene sahip tek steril serum

Leke mezoterapisinde genel olarak hem ülkemizde hem de dünya genelinde en sık uygulanan etken maddeler, C vitamini, traneksamik asit, glutatyon, doku yapılandırıcı, antioksidan, retinoik asit, arbutin ve multi vitamin kokteyli olarak karşımıza çıkıyor. Leke gidererek duru bir cilt elde etmede bu etken maddeler son derece etkin olmakla birlikte, dermatoloji teknolojisinin gelişimi, bizi son zamanlarda bir profesyonel tedavi ürünü olan Pluryal Shine ile buluşturdu.

Lekelerin melanin sentezinin aşırı olmasından kaynaklandığını ifade etmiştim. Ciltte tirozinaz enzimini engelleyen veya baskılayan etken maddeler ne kadar artarsa, o zaman lekelerin tedavisinde etkinlik büyük ölçüde sağlanır. Yüksek konsantrasyona sahip, yenilikçi bir steril serum olan Pluryal Shine ise bu amaca hizmet eden 5 önemli bileşene sahip tek steril serum olarak dikkati çekiyor. Avrupa farmakopesi onaylı, Sağlık Bakanlığı kayıtlı, güvenlik profili yüksek bir ürün olan Pluryal Shine’da sosyal izolasyona ihtiyaç bulunmaması ve uygulamadan sonra sosyal yaşama dönülebilmesi de önemli bir avantaj sağlıyor. Avrupa Birliği yönetmeliklerine uygun olarak hidrokinon içermeyen bu serumda bahsettiğim 5 önemli bileşeni ise şöyle sıralayabiliriz:

  • Etil Askorbik Asit: Etik askorbik asit (C Vitamini) antioksidan, ışıktan koruyucu, yaşlanma ve pigment önleyici etkilere destek olur. Yara izlerinin görünümünü düzeltmeye, pigmentasyonu azaltmaya ve yaşlanma görünümünü geciktirmeye de yardım eder.

 

  • Fitik Asit: Fitik asit, tirozinazın engellenmesine destek olur. Aynı zamanda antioksidan olarak görev yapan depigmentasyon ajanıdır.

 

  • Piruvik Asit: Piruvik asit yıllardır orta derece foto hasarlı ciltleri aydınlatmaya destek olmak amacıyla kullanılmaktadır.

 

  • Kojik Asit: Kojik asit 1996 yılındaki bir çalışmada araştırılmış ve pigmenti azaltmaya yardımcı olduğunu göstermiştir.

 

  • Dut Yaprakları Özleri (Morus Alba): Dut meyvesinin özü ve aktif bileşenlerinin pigmentasyonu azaltmaya yardımcı olduğu yapılan araştırmalarda gözlenmiştir.

Lazer tedavileriyle kombine ederek daha etkili sonuçlar elde edebiliyoruz

Leke tedavisinde güneşten kaçınmak elzem olduğundan, tedavi için kış mevsimi tercih edilmelidir. Mezoterapilerde hastaların büyük bölümü işlemin hemen ardından lekelerin ortadan kaybolmasını istese de leke ile mücadelenin belli bir zaman alan ve biraz sabır gerektiren bir süreç olduğunu bilmemizde fayda var. Tedavinin sonuçları kişinin cilt tonu, yasam tarzı, kullandığı ilaçlar ya da tedavi sıklığı gibi faktörlere göre değişkenlik gösterebilir. Bununla birlikte çoğu zaman derideki lekelenmeler ile birlikte daha farklı cilt problemleri de ortaya çıkabilir. İşte bu durumda devreye mezoterapi ile birlikte farklı yöntemlerle kombine şekilde yapılan tedaviler girer.

Leke mezoterapisi, kişiye göre, kimyasal peeling ve PRP’nin yanı sıra başta IPL (Intense Pulse Light) ve Q- Anahtarlı Nd-Yag Lazer olmak üzere Altıniğne ve Fraksiyonel Lazer gibi başlıca lazer tedavileri ile kombinlenerek daha etkili sonuçlar elde edilebilir. Bu önemli lazer tedavilerini ise bir sonraki yazıda aktaracağım.

 

microblading

Lazerden mezoterapiye göz çevresini gençleştiren 5 dermatolojik tedavi

Lazerden mezoterapiye göz çevresini gençleştiren 5 dermatolojik tedavi sırasıyla sizlere şöyle aktarabilirim:

Göz çevresi, göz altı bölgesindeki derinin ince ve hassas olması nedeniyle cildimizin diğer bölümlerinden daha erken kırışmaya eğilimlidir. Bu bölgede hem yaşın ilerlemesiyle kırışıklık ve çizgilenme oluşur, hem de kişi genç bir yaşta olsa dahi yaşam biçimine, yoğun iş temposuna, beslenme ve uyku düzenindeki bozulmalara, bazen de kalıtımsal nedenlere bağlı olarak göz çevresinde kararmalar, morarmalar ve halkalanmalar yaşayabilir. Göz çevresinde yaşanan ve kişileri olduğundan daha yorgun, hasta veya yaşlı gösteren tüm bu deformasyonlara bugün teknolojinin dermatolojiye getirdiği yenilikçi ve gün geçtikçe çeşitlenen farklı tedavi yöntemlerinden yararlanarak çözüm bulabilmekteyiz.

 

Göz altı derisinde artmış olan pigmentasyonu dengeleyerek, göz altındaki elastik lifler ile kollajeni yani bağ dokusunu güçlendirmeye ve yenilemeye odaklı bu tedaviler, Fraksiyonel Karbondioksit ve Er Glass Kombine Lazer tedavisini kapsayan YouLaser MT ve Q Switch Lazer gibi lazer tedavileri, Light Eyes Ultra ve Xelarederm gibi mezoterapi uygulamaları ve göz altı ışık dolgusu olmak üzere 5 farklı çeşitte yer alıyor. Kişinin yaşına ve cildinin ihtiyacı olan tedavi miktarına ise muayene sırasında birlikte karar veriyor, hastamızla birlikte en uygun tedavi protokolünü oluşturuyoruz.

 

  • Cildi derinden yenileyen Fraksiyonel CO2 lazer ve sarkma ve elastikiyet kaybı için YouLaser

 

Genellikle göz altı morluklarının tedavisinde kullanılan Fraksiyonel CO2 lazerde göz altı bölgesine yoğun ısı enerjisi gönderilir ve dokulara mikro hasarlar verilir. Bu hasarların sağlık açısından hiçbir riski olmamakla birlikte yenileyici hücreleri aktifleşmesindeki rolü büyüktür. Bu süreçte ciltteki tüm dokular güçlenir ve cilt renk tonunun eşitlenmesi sağlanır. Göz çevresi ve göz kapaklarına uygulanabilmesi, dudak çevresinde “sigara kırışıklıkları” adı verilen kırışıklıklar üzerinde de oldukça etkilidir. Kişinin cilt özellikleri, yaşı ve kırışıklıkların durumuna göre cilt gençleştirmede 1–3 seans arası uygulama gerekebilir. Seans aralıkları ayda bir kez olmaktadır. Bir hafta sonra fark gözlenmeye başlanır ve 1 ayın sonunda sonuç iyice belirgin hale gelir.

 

Dermatolojide dual atımlı lazer, dalga boyu ile eş zamanlı olarak cilt yüzeyini ve cilt altını etkileyebilen, cilt yüzeyini yenileyen, ameliyatsız yüz germe ve cilt yapısının gençleştirilmesinde FDA onaylı yüksek teknolojik bir sistemdir. Fraksiyonel Karbondioksit ve Er Glass Kombine Lazer tedavisini kapsayan YouLaser MT tedavisi ise, dual atımlı, en yeni teknoloji ile üretilmiş fraksiyonel hibrid bir lazerdir. Ameliyatsız gençleşmede oldukça popüler hale gelen uygulamada farklı iki dalga boyunda ışık aynı anda kullanıldığında derinin yüzeysel ve derin katmanlarında kollajenizasyon yapımı uyarılır. İki dalga boyu birlikte uygulandığında yan etki olasılığı azalırken; etkinlik artar. Karbondioksit lazerde tedavi sonrası görülebilen deride koyu renkli lekeler; YouLaser MT ile neredeyse sıfıra yakındır.

 

Gözenek tedavisinden cildin farklı bölgelerindeki sorunlara kadar pek çok yerde kullanım alanı olan YouLaser MT’nin göz çevresindeki etkisi ise göz kapağında sarkma ve elastikiyet kaybını gidermesidir. İşlem soğutucu eşliğinde uygulandığı için anestetik krem ihtiyacı olmamaktadır. Tolere edemeyen kişilerde anestetik krem uygulanabilir. İşlem sonrası 30 dakika soğuk uygulama yapılır.

 

Tedavi uygulanan kişi bir hafta süre ile onarıcı krem kullanır. Dışarı çıkacağında güneş koruyucu krem kullanılması gerekir. Birkaç gün yüzde kızarıklık ve şişlik olur. Atış yapılan bölgelerde mikro kabuklar oluşur ve maksimum yedi günde tamamen normale döner. Tedavi sonrası etkinlik aylar içerisinde artış gösterir. Akut dönemde değişiklik olsa da tam olarak düzelme 6’ncı ayda tamamlanır. Tedavi sıklığına hastanın ihtiyacı, beklentisi, deri tipi değerlendirilerek hekim tarafından karar verilir. Üç ayda bir uygulanacak tedavi ile iyileşme değerlendirilerek tedaviye devam edilir.

 

  • Q Switch Lazer damar ağını azaltır ve renk tonunu açar

 

CO2 fraksiyonel lazer, cildin tam kat yenilenmesini sağladığı için cilt renginde açılma sağlar. ND yag Q-switch lazer ise hem cildin tonunu açar, hem de cilt altındaki damar ağını azaltır.

1064/532 nm dalga uzunluğu, 3 farklı başlığı ve çeşitli çalışma modları sayesinde birçok cilt sorununa çare olmak için tasarlanmış bir sistem olan Q Switch lazer yöntemi, daha çok dövme sildirme, güneş lekeleri, çiller, yaşlılıkta ortaya çıkan lekeler ve diğer tüm leke türlerinin tedavisinde ayrıca karbon peelingle birlikte gözenek ve siyah nokta temizliğinde, aknelerin kurutulmasında, kollajenin tetiklenmesi, cilt tonunun eşitlenmesi ve tüy sarartmada kullanılabilen bir teknolojidir.

 

Q Switch lazer ile hedef bölgesine lazer ışınlarıyla hızlıca nüfuz eder ve pigmenti parçalar. Böylece çevredeki dokulara ısı kaçışı minimum düzeyde olur ve çevre dokular herhangi bir zarar görmez. Bu işlemde lazer ışınları yalnızca hasarlı bölgeye uygulanır. Ağrının minimum düzeye indirilmesi için anestezik krem uygulaması yapılır ve işlem sırasında soğutma uygulaması da kullanılabilir. Seans süresi genellikle 10-15 dakika arasında sürmektedir. Çoğunlukla cildin yapısına, rengine ve tedavi bölgesinin genişliğine göre seans aralıkları, süresi ve sayısı değişir.

 

  • Yenilikçi ürün Xelarederm, cilt esnekliği ve kalitesini artırıyor

 

Kutu içerisinde enjeksiyonu ile hazır olarak gelen ve uygulaması profesyonel bir hekim tarafından mikroenjeksiyon yöntemiyle cilt altına uygulanan ‘XelaRederm’ son zamanlarda yüksek molekül etkisi ile ünlenen başarılı bir dermatolojik ürün olarak dikkati çekiyor. Yaşlanma izlerini düzeltmek için gerekli olan Hyalüronik Asit ve Süksinik asit içeren yüksek molekül ağırlıklı bir ürün olan ‘XelaRederm’, uzun süre dokularda kalma ve cilt esnekliğini % 80’e varan oranda artırma özelliğine sahip.

 

Süksinik asit (amber asidi) içeren tek mezolifting ürünü olan XelaRederm’de süksinik asit, serbest radikalleri bloke eder, kollajen ve elastin sentezini sağlar, dokuyu tamir eder, antioksidan etkiye ve güçlü yenileme özelliğine sahiptir. Hyaluronik asit ise cildi nemlendirir, dermisteki su kaybını azaltır, hücresel ve hücreler arası bilgi akışını destekler ve aynı zamanda cildi daha elastik hale getirir. Bu iki içeriğin birleşiminin mükemmel sonuçlarını sadece göz çevresinde değil, cilt üzerinde kırışıklıkların düzeltilmesinde, dolaşım ve nem oranının artırılmasında, antioksidan etkinin sağlanması ve elastiket kaybının giderilmesinde, yüz ovalinin korunmasında, mat ve lekeli ciltlerde ışıltı, dolgunluk ve lifting etkisi sağlamada da görüyoruz.

 

Uygulaması oldukça kolay olan bu yöntem sayesinde cildin kalitesi kolayca arttırılmaktadır. Lekeleri hafifletmesi ve cilde parlaklık vermek amacıyla kullanılmaktadır. İçeriğindeki etken maddeler doğal olarak ciltte bulunduğu için alerjenik değildir. Cildin ihtiyacına göre değişmekle birlikte 2 hafta aralarda 2-4 seans uygulanmaktadır. İlk etkileri 40 dakika ile 4 saat sonrasında görünmeye başlayacaktır ve 4-6 ay arasında etkileri devam etmektedir.

 

  • Göz canlandırma kokteyli: Light Eyes Ultra

 

Light Eyes Ultra bir göz mezoterapisi kokteylidir. Göz çevresini aydınlatma ve yenileme için geliştirilen bu özel kokteylin içeriğinde hyalüronik asit, Ruscus, C vitamini, Argirelin ve antioksidanlar yer alır ve bu içerik göz çevresindeki mikro dolaşımı ve elastikiyeti artırarak güçlü bir tonik ve drenaj etkisine sahiptir.

 

Morlukların, torbaların, ödemin alındığı ve ince kırışıklıkları açan Light Eyes Ultra, çok ince uçlu iğnelere sahip olan enjeksiyonlar ile yapılıyor. Bu aşılamanın dozu dermatologlar olarak biz belirleriz. Doz, hastanın göz çevresindeki deri yapısı, ten rengi, problemlerin derecesi ve hastanın yaşı temel alınarak hesaplanır. Bu tedaviden sonra göz çevresinde hafif kızarıklıklar, noktasal ödemler oluşabilir. Bu yan etkiler 1 gün içinde hafifler ve yavaşça kaybolur. Tedavinin seanslarından sonra güneşten korunmak ve 1 gün göz makyajı yapmamak, uygulama alanını ovuşturmamak ve sıcak su ile yıkamamak önemlidir. Bunların yanı sıra ilk seansta bile olumlu etkiler gözlenir.

 

  • Göz altı dolgusu çöküklüğü ve yorgunluğu giderir

 

Göz altına hyaluronik asit kullanarak yapılan ve ‘Işık dolgusu’ olarak tanınan gözaltı dolgusu, göz altında meydana gelen çöküklüğün giderilmesi amacı ile uygulanır. Bu bölgede hacim kaybı olduğunda daha yorgun bir ifade ortaya çıkar. Alttaki damarlar daha belirgin hale gelir, göz altında mor, kırmızı renk değişikliği oluşur. Bu bölgeye yapılacak dolgu uygulaması meydana gelen bu değişikliğin hafifletilmesini sağlar.

 

Göz altı ışık dolgusu için kullanılan dolgunun içerisinde hyaluronik asite ek olarak 8 aminoasit, 3 antioksidan, 2 mineral, 1 vitamin ve lokal anestezik bulunmaktadır. Göz bölgesinde hacim kaybından kaynaklanan kararmanın giderilmesi ve hastaya daha dinlenmiş, daha gençleşmiş bir görünüm vermek için uygulanır.

 

Doğru ürün ve doz uygulaması göz altı dolgusunda kritik!

 

Işık dolgusu çok revaçta olmasına rağmen, eğer doğru bir hekim tarafından uygulanmazsa, sık sık problemle karşılaşılabilecek bir işlemdir. Doğru ürün seçimi yapılmaması, yanlış doz uygulanması ya da doğru methodla uygulama yapılmaması hastaya faydasından çok sıkıntı yaratabilir. Uygulama esnasında yoğun, sert dolgu kullanımından, fazla dolgu kullanarak düzeltmeden kaçınmak gerekir. Zaman içerisinde hyaluronik asit su tutacağı için volüm artışı olacaktır. Eğer fazla dolgu uygulanırsa dışarıdan belirgin, mavi refle veren bir şişliğe neden olabilir. Bu gibi durumda hyaluronidaz enzimi ile dolguyu eritmek gerekebilir. Tüm bu nedenleri göz önüne aldığımızda yavaş yavaş temkinli şekilde doldurmanın daha güvenli olduğunu söyleyebilirim.

 

Morarma ve ödem sorunu kanül ile daha az

 

İşlem yaklaşık 30 dakika sürer ve uygulama ucu künt, delici olmayan kanül adı verilen ince uzun bir alet ile yapılır. Tek noktadan anestezi uygulanır ve buradan giriş yapılarak dolgu göz altına uygulanır. İşlem sonrası enjeksiyon yapılan bölgede morarma, ödem gelişebilir. Kanül ile yapılan uygulamada morluk olasılığı daha düşük olmaktadır.

 

İşlemin kalıcılığı ise yaklaşık 18-24 ay kadardır. Süre bitiminde tekrar uygulanabilecek göz altı dolgusunda bazı kişilerde yapılan dolgu daha geç eridiği için daha uzun surede tekrarı yapılabilir. Bazı hastalarda tek seans yeterli olmaz ise yapılan ilk seanstan bir süre sonra bir miktar daha rötuş uygulaması yapılabilir. Bazı hastalarda da uygulamadan 3-4 ay sonra ikinci bir uygulama gerekebilir. Uygulamada işlemin hemen sonrasında bir fark görülmekle birlikte; tedavinin sonucu tam olarak 3 hafta sonrasında görülür. İşlem sonrasında normal günlük aktiviteye devam edilebilir.

İnatçı yaralar, izler ve yağlar için çözüm: PB Serum High

PB Serum High travma, ameliyat, yanık ya da akne gibi cilt hastalıkları sonrasında oluşan skarlar denilince akla gelmektedir. Yani yara ve izler veya ameliyat sonrasında bir dokudaki ya da organdaki yoğun bağ dokusu artışına bağlı sorunlarla ilgilidir. Oluşan katılaşmayı ifade eden fibrözite gibi dirençli ve zorlu cilt rahatsızlıklarını yendiğimiz dermatolojik tedavi biçimlerinin başında PB Serum High geliyor.

Selülit, çatlak, pürüzlü ciltlerin toparlanması, boyun-dekolte kırışıklıkları ve gevşekliği ile karın yağları ve sarkmalarının düzeltilmesinde de etkili olan PB Serum High tedavisini, biyoteknolojik araştırma ve geliştirmenin önde gelen kuruluşlarından biri olan Proteus Biotech laboratuvarlarında yüksek saflıkta üretilen Liyaz, Lipaz ve Kolejenaz enzimlerinin tedavi edici dozlarda ve hyalüronik asitle birlikte vücuda enjeksiyon yöntemiyle uygulamaktayız. Başka bir deyişle, aslında dokularımızda var olan enzimleri tedavi edici dozlarla vücudumuza vererek iyileşme ve onarma sağlarız. Bu anlamda insan vücudundaki enzimler, kozmetik ve ilaç endüstrilerinde kullanılmak üzere genetik biyomühendislik yoluyla, son derece yüksek kalite standartlarında laboratuvarlarda üretilmektedirler. Gelin PB Serum High tedavisinde hyalüronik asitle birlikte vücuda enjekte edilen bu 3 enzime yakından bakalım…

Doku yenileyen 3 değerli enzim: Kolajenaz, Lipaz ve Liyaz

Genelde cilt sağlığı ile anılan kolajenin temelde ne olduğunu hatırlamamızda fayda var. Tüm vücudumuz için olmazsa olmaz yapısal ve işlevsel açıdan gerekli olan bir protein türü olan kolajenin temel görevi bağ dokusunu güçlendirmek ve vücut bütünlüğünü korumaktır. Vücut bağ dokumuzun yüzde 80 gibi büyük bir bölümünü oluşturan kolajenin temel görevi, cilde güç, esneklik ve sağlamlık vererek, cilt yapısını oluşturan bir ağ oluşturmaktır. 25 yaşın üzerindeki kişiler her yıl bu değerli maddenin %1.5 kadarını kaybeder ve böylece ilk kırışıklıklar oluşmaya başlar. Yani yaşlanma ile bunlar hem sayı hem de kalite olarak gerilerler.

PB Serum’un içerdiği ‘kollajenaz’ ise, uygulama bölgesine bağlı olarak vücutta sağlıksız ve düzensiz kolajeni yok edip düzenli ve yeni kolajen üretimini artırdığı araştırmalarla ispatlanmış bir enzim olarak dikkat çeker. Bu da tüm yüz ve vücutta yenilenme, dermis ve bağ dokusunun yenilenmesi, cildin elastikiyetinin artırılması, akne skarlarının ve cilt yaşlanmasının belirtisi olan kırışıklıkların azaltılmasında etkilidir. High türü PB serum ise daha çok kolajenaz enzimini içerir. Bu yönüyle PB Serum High’ın yeni nesil ve güçlü bir enzim tedavisi olduğunu söyleyebiliriz…

Katı ve sıvı yağlardan oluşan organik bileşikleri ifade eden lipid molekülleri vücudun yağ dokusunda depolanır. PB Serum’un içerdiği Lipaz PB500 ise vücudumuzdaki lipid metabolizmasını ve kanda bulunan bir yağ türü olan trigliseridlerin parçalanmasını tetikler. Böylece yağ hücresinin hacmini azaltır. Bağırsaktaki yağları sindirmeye yardımcı olan bir enzim grubudur. PB Serum’un içerdiği Liyaz LYA PB72k enziminin görevi ise vücudumuzdaki su birikiminden sorumlu polisakkarit moleküllerini parçalayarak sıvıları serbest bırakması ve böylece etkilenen dokudaki ödemi azaltmasıdır. Ürünün içindeki hyalüronik asit de enzimlerin dokuda daha rahat dağılmasını sağlar, dokunun geçirgenliğini arttırır ve birlikte çok daha güçlü doku yenileme etkisi gösterirler.

Fazla kilo vermeyle oluşan sarkmalara birebir çözüm

Bahsettiğim tüm bu enzimler, kozmetik ve ilaç endüstrisinde yıllarca biyoteknolojik araştırmalar yoluyla geliştirilen ürünlerin benzersiz aktif bileşenleri olarak yer almıştır ve araştırmalar sonucunda ilk uygulamadan itibaren görünür ve hızlı sonuçları garanti edebildiği görülmüştür. PB Serum High’ın diğer uygulamalardan en bariz farklılığı ise daha uzun ömürlü olmasıdır.

Aşırı kilolu kişilerde bu tür hastalarımızın zayıfladıktan sonra vücutlarının çeşitli bölgelerinde sarkmalara maruz kaldıklarını gözlemleriz. PB Serum’un ‘high’ formu ile fazla kilo verme sonucu vücutta oluşan bu sarkmalardan kurtulma imkanı vardır. Uygulama, vücuttaki elastikiyet kaybını önlemeye ve vücudu sıkılaştırmaya yardımcı olur.

Sadece hekimler tarafından uygulanmalıdır

PB Serum High uygulamasında hastalarımızı inceledikten sonra karar vermek önemlidir. Dokudaki sorun veya sorunlara göre kullanacağımız ürün çeşidinin, PB Serum’u miktarı değişebilir. PB Serum tedavisinin tedavi edilecek duruma göre seçilen 3 farklı çeşidi vardır. Yani, tüm ürünlerde içerik aynı olmakla birlikte, içerdikleri enzim konsantrasyonuna göre bu yazıda temel olarak bahsettiğim High tipinin yanı sıra Medium ve Low olmak üzere 2 tipi daha bulunuyor. Bunlarla birlikte dokuya göre uygulama tekniği ve seans sayısını belirleriz ve uygulama enjeksiyon tekniği ile olur. Tüm bu kritik kararlar ise ancak bir hekim tarafından verilebileceği için, uzman bir hekim dışında bu uygulamayı yaptıklarını söyleyen kişilere güvenilmemesi gereklidir.

20 dakika süren uygulamada etki ilk haftadan görülmeye başlar

Uygulama öncesinde ise tedavi edilecek alan belirlenir, deri işaretleme kalemi ile çizilir. Lokal anestezikle yarım saat bekledikten sonra ince uçlu iğneler veya kanül yardımıyla gerçekleştirilir. Uygulama yapılan bölgede hafif kızarıklık, ödem veya morarma olabilir, fakat ortalama 3-4 gün sürebilecek bu etkiler lokal kremlerle geçmektedir. İşlem sonrasında soğuk uygulamadan, hamam, sauna ve denize girmek gibi ağır faaliyetlerden ve ağır spordan kaçınılmalı ve bol su içilmelidir. Uygulama 15-20 dakika kadar sürer ve hemen sonrasında sosyal hayata devam edilebilir. Etkiler duruma göre 2-7. günde görülmeye başlar. Tedaviler uygulanacak bölgeye göre 2-3 hafta arayla 2-6 seans yapılabilir. PB Serum High’ın bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur ancak 18 yaşını doldurmuş kişilerde kullanılır.